Yağışlar Hakkında Kısa Bilgi

Yağışlar Hakkında Kısa Bilgi
Sıcaklıktan sonraki en önemli iklim elemanı yağıştır. Yağışın insan yaşamı üzerinde çok önemli etkileri bulunmaktadır.
Bulutları oluşturan, çapları 0 ile 40 mikron arasında değişen su tanecikleri hafif olduklarından havada asılı kalabilmektedir. Bu tanecikler yoğuşmayla birleşerek 0,5 mm veya daha büyük çaplı tanecikler hâline geldiklerinde, yer çekimine bağlı olarak yere düşer. Atmosferde belirli bir yol katederek yere düşen katı ya da sıvı taneciklere yağış denir. Neme doymuş bir hava kütlesinin sıcaklığı düştüğü zaman, nem taşıma kapasitesi düşeceğinden yoğuşma meydana gelir.
Yağış için aşağıdaki koşullar gerekir:
• Hava kütlesinin yeterli ölçüde nem taşıması
• Nemli hava kütlesinde sıcaklığın düşmesi
• Havanın hareket etmesi

Çok soğuk havalarda, havadaki nemin ağaç dalları, tel, demir vb. soğuk cisimler üzerinde buz kristalleri şeklinde yoğuşmasıyla kırç gerçekleşir (4.11.Fotoğraf).
Bulutlardaki nemin yoğuşmasıyla oluşan yağış biçimleri de yağmur, kar ve doludur.
Yağmur, bulutları oluşturan su buharının havanın soğumasıyla yoğuşarak su damlacıkları hâlinde yere düşmesiyle gerçekleşen yağış şeklidir (4.12.Fotoğraf).
Sıcaklık 0°C’un altına düştüğü zaman yoğuşma, buz kristalleri şeklinde olur. Bu buz parçacıklarının birleşerek yere düşmesiyle meydana gelen yağışlara kar denir (4.13.Fotoğraf).
Dolu, yükselen havadaki nemin aniden soğuyarak yoğuşması sonucu oluşur. Dolu, iç içe katmanlı, yuvarlak ya da düzensiz biçimli saydam buz parçaları şeklindedir (4.14.Fotoğraf).

kirc_yagis_kar
Yağışın oluşabilmesi için havanın soğuması gerekir. Havanın soğuma şekline bağlı olarak yağışlar üç şekilde gerçekleşir:
a. Yükselim (Konveksiyonel) yağışlar
b. Yamaç (Orografik) yağışları
c. Cephe yağışları

a. Yükselim (Konveksiyonel) Yağışlar
Bu tür yağışlar, havanın ısınarak yükselmesiyle gerçekleşir (4.17.Şekil). Isınarak genleşip yükselen nemli hava soğuyarak doyma noktasına ulaşır ve yağış bırakır. Konveksiyonel yağışlar genellikle sağanak şeklindedir.
Ekvatoral iklimin etkili olduğu yerlerde yıl boyunca bu tür yağışlar görülür.
Yaz aylarında Orta Anadolu’da görülen bu tür yağışlara kırk ikindi yağışları denir. Kar erime dönemi olan ilkbaharda ve yaz başlarında toprak yüzeyinde nem fazladır. Bu dönemde ısınarak yükselen nemli hava yükseldikçe sıcaklığı düşer ve doyma noktasına ulaşarak yağış bırakır. Yükselim yağışları, daha çok öğleden sonra görülür. Bunun nedeni öğleden sonra havanın daha fazla ısınarak yükselmesidir.

yukselim_yagisi

b. Yamaç (Orografik) Yağışları
Yamaçlarda görülen yağış şeklidir (4.18.Şekil). Dağ yamaçlarına doğru hareket eden nemli hava, yamaç boyunca yükseldikçe soğuyarak doyma noktasına ulaşır ve yağış bırakır. Bu tür yağışlar daha çok dağların denize dönük yamaçlarında görülür.
Karadeniz dağlarında ve Toroslarda görülen yağışların büyük bir kısmı yamaç yağışlarıdır.

yamac_yagisi

c. Cephe Yağışları
Sıcaklık ve yoğunlukları farklı olan hava kütlelerinin karşılaştıkları alanda (cephede) meydana gelen yağışlardır (4.19.fiekil).
Sıcak hava, yoğunluğu az olduğundan karşılaşma alanında soğuk havanın üzerine doğru yükselir. Hem yükselme hem de soğuk havaya sürtünmenin etkisiyle sıcaklığı düşen nemli ve sıcak hava, yoğuşarak yağış bırakır. Cephe yağışları daha çok orta kuşakta görülür.

cephe_yagisi

ciy_kiragi

dolu

Yağış miktarını etkileyen başlıca etmenler; yükseklik, yer şekilleri, denize uzaklık, okyanus ve deniz akıntılarıdır.
Yükseklik: Belirli bir düzeye kadar yükseldikçe yağış miktarı her 100 metrede 50 ile 400 mm arasında artış gösterir.
Yer şekilleri: Dağların nemli hava kütlelerine dönük yamaçları, diğer yamaçlara göre daha fazla yağış alır. Nemli rüzgârlara dönük yamaçların dikliği, yüksekliği ve sürekliliği oranında yağış artar.
Denize uzaklık: Genel kural olarak denizden uzaklaştıkça yağış azalır. Karaların iç kısımlarında nem az olduğundan yağış da azdır.

Okyanus ve deniz akıntıları: Sıcak su akıntılarının bulunduğu yerlerde nem oranı fazla olduğundan böyle yerlerde yağış olasılığı fazladır. Soğuk su akıntılarının bulunduğu yerlerde nem oranı az olduğundan böyle yerlerde yağış miktarı azdır.

Yeryüzündeki yağış dağılışı incelendiğinde yıllarca hiç yağış almayan yerler olduğu gibi yıllık yağış miktarı 2000 mm’yi geçen yerlerin de olduğu görülür.
Ekvator çevresi, orta kuşak karalarının batı kıyıları ve Güneydoğu Asya, yeryüzünün en fazla yağış alan yerleridir. Ekvatoral bölgede yıl boyunca ısınarak yükselen hava konveksiyonel yağış oluşturur. Batı rüzgârları orta kuşak karalarının batısından geçerken sıcak akıntıların etkisiyle oluşan nemi karaya yağış olarak bırakır. Güneydoğu Asya’da yaz musonları denizden estiği için bölgeye bol yağış getirir.
30° enlemlerindeki dinamik yüksek basınç alanları, etrafı yüksek dağlarla çevrili kapalı havzalar ile kutuplar yeryüzünün en az yağış alan yerleridir. 30° enlemlerindeki alçalıcı hava hareketleri, bu yerlerin az yağış almasına neden olur. Kuraklığın etkili olduğu bazı yerlere yıllarca yağış düşmez. Kutuplarda nem azlığı ve etrafı yüksek dağlarla çevrili olan havzaların deniz etkisine kapalı olması, bu yerlerin az yağış almasının nedenlerindendir.
Yeryüzündeki genel hava dolaşımına ve sıcaklığın yıl boyunca değişmesine bağlı olarak bir yere düşen yağış miktarı da yıl boyunca değişir. Yağışın yıl içindeki dağılışına yağış rejimi denir. Yağış rejimleri genel olarak düzenli ve düzensiz olmak üzere ikiye ayrılır. Her mevsim yağış alan Ekvator ve Karadeniz gibi yerler düzenli bir yağış rejimine sahiptir. Bir dönemi yağışlı, bir dönemi ise kurak geçen muson ve Akdeniz ikliminin etkili olduğu yerlerde yağış rejimi düzensizdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.