Vatan Ülke Yurt Hakkında Kısa Bilgi

VATAN (ÜLKE-YURT)

Vatan,devletin hakimiyet alanı ve sınırlarını meydana getiren toprak parçasıdır.Deniz ve hava sahası,yer altı yer üstü kaynakları vatan kavramının birer parçasıdır.Toprak olmaksızın hakimiyet kurulamaz.Hâkimiyet olmayınca da devlet olmaz.Vatansız devlet düşünülemez.Her devletin mutlaka bir vatanı vardır.
Vatan kavramı yaklaşım ve algılayış bakımından tarihsel bir evrim geçirmiştir.Dolayısıyla geleneksel yaklaşımlarla modern anlayış arasında bu bakımdan belirli bir nitelik farkı bulunmaktadır.Bu fark aynı zamanda ülkeden ülkeye,uygarlıktan uygarlığa;bir dönemden bir başka döneme göre de ortaya çıkmaktadır.
Kavramın tarihsel evriminin en çarpıcı örneği Batı tecrübesinde gözlenebilir.19.yy Avrupa’sını bu tecrübe ışığında irdeleyen Osmanlı aydını şu ilginç belirmeyi yapmaktadır:Avrupa’da bir yüz elli yıl önceye kadar vatan ve devlet kavramları özdeş kabul edilirdi.Devlet hükümdar demekti.Onun için vatanseverlik hükümdarın mülkünü,şan ve şerefini savunmaktan başka bir şey değildi.Hâkimiyetin millette olduğu kanaati doğunca vatan hakkındaki bu görüş doğdu:Vatan toprak ve ırkın bir toplamıdır.Irk ise dil demektir.Onun için Almanca konuşan insanların hepsi vatandaştır ve oturdukları her yerde vatandır.
Fransızlara göre ise vatan,tarihin ve iradenin bir ürünüdür:birlikte yaşamış bulunmak vatanlıkta kandan ve dinden daha önemli bir etkendir.
Yazar,Alman ve Fransızlar arasındaki bu anlayışı farkını şöyle yorumlar:Almanya’da yeni bir vatanseverlik doğduğu vakit bir devlet yoktu.Yüzden fazla küçük devlet vardı.Bunların halkı arasında dilden başka da bir bağ yoktu.Doğal olarak Almanlar büyük bir devlet kurabilmek için bu bağa dayanacaktı.Fransa’da ise bir tarih ve büyük bir devlet vardı.Bu devlet birçok milletleri idaresi altına almış ve onların çoğunu assimile etmişti.Bundan dolayı Fransızların vatan duygu ve fikirler,bu devleti devam ettirmek için geçmişe yani tarihe dayanacaktı.Almanlar tarihin koyduğu sınırları kaldırarak yeni bir devlet kurmayı düşünürken,Fransızlar tarihin kaldırdığı sınırların yeniden çıkmasına mani olarak devleti devam ettirecekti.
Kısaca Fransa’da devlet ve tarih,milleti meydana getirmişti.Almanya’da millet,tarihi ve devleti yapmıştı.
19.yy Avrupa’sına bu betimleme ile tanıklık eden yazar,bu yüzyılda Osmanlı toplumundaki vatan ve devlet anlayışlarını ise söz konusu örneklerde yola çıkarak şöyle açıklar:
biz vatan için Almanya’nın kuruluşuna sebep olan görüşü kabul edemeyiz.Çünkü,dil Osmanlıları birbirine bağlayan bağların en kısasıdır.Bağımsız bir devlete sahibiz.Devlet kurma davamız yoktur.Bazı kimseler dil ve ırktan başka hiçbir bağa güvenmemek istiyor.Başka bağları değersiz sayıyor.Osmanlılık sade bir siyâsi heyettir,parçaları arasında hiçbir manevi bağlantı yoktur diyorlar.Ben bu düşüncelere katılmıyorum.Çünkü Osmanlıların çoğunluğu arasında din bağı vardır.Bu bağın önemi büyüktür.Batı Alemine bakarak bunu küçük görmek yanlıştır.Unutulmamalıdır ki İslâmlık,Hristiyanlık gibi sade ahlâki değil aynı zamanda toplumsal bir dindir.Üstelik Müslüman Osmanlıların tarihleri arsında aykırılık değil,ortaklık vardır.Tarih,Müslüman olmayanları asla birbirinden ayırmamıştır.
Bir Osmanlı aydını olan Satı Bey’in (1880-1970) bu tanıklığı 19.yy’da vatan kavramının ufak tefek farklarla büyük ölçüde ırk,dil ve din gibi unsurlar tarafından belirlendiğini göstermektedir.
Vatan,üzerinde ortak yaşam ile ortak ideallerin bireysel tanım,yetenek ve ifade biçimlerine olanak verecek şekilde gerçekleştiği yerdir.Kültür ve ideal birliği içinde ortak bağlara sahip olan insanlar,böyle bir ortaklığı belirli bir toprak parçası üzerinde yaşarlar.Vatan işte bu ortaklığın gerçekleştiği yerdir.Belirtilen bu değerler vatan kavramını kuru bir toprak parçası olmaktan çıkarır,manevî ve ulusal bir değer haline getirir.İşin bireysel boyutunda ise tek tek insanlarda,vatandaşlarda bu topraklarda yaşamaktan gurur duyulan bir mensubiyet bilinci ve duygusu ortaya çıkar.Buna göre vatan,”Benim ülkem”,”Benim vatanım”,”benim Türkiye’m”,Türkiye benim ülkem,bizim ülkemiz vs.” gibi deyimlerle ülkesine duyguyu,sevgiyi katarak dönüştürülen manevi bir değer haline gelir.

ulke

vatan