Türkiye’de Göç Sorunu Hakkında Kısa Bilgi

Türkiye’nin en büyük problemlerinden biri olan doğudan batıya insan göçü, herzaman olduğu gibi bilhassa da son 10 yılda çok hızlı arttı. Ne değişen hükümetler ne de degişen devlet yapısı bunu engelleybildi. Sanki insanları burda çeken birşey vardı da ona kapılıyorlardı. Evet hem onları batıda çeken birşey var hem de doğuda iten. Bir çekimden bir de itimden dolayı insanlar doğudan batıya, köy ve kasabalardan şehirlere göçüyorlar.

Ekonominin dibe vurduğu zamanlardan sonra, ki yaklaşık 6-7 senedir süren birşeydir bu dönem, insanlar artık eskisi gibi kolay iş bulamakta zorlanmaya başladı. İnsanlar anladı ki artık iyi bir eğitim almamış kişi iş bulamıyor. Zaten bu ekonmik krizin de tek iyi yanı insanlara zorla da olsa sonunda bunu anlatmış olmasıdır. Geçen senelerde ilkokul diploması ile bile kolayca iş bulunuyorken şimdilerde bırakın lise diplomasını üniversite diploması bile yetmiyor artık düzgün bir işe girmeye. Artık patronlar mastırını yapmış doktorasını almış kişileri seçiyorlar işyerlerine. Aslında bunu seneler önce yapmaya başlamaları gerekiyordu ama bir söz vardıki bunu hep engelledi: “ne kadar düşük seviye de diploman varsa, okadar düşük maaş alırsın.”. Bu okadar basit ama başarılı bir düşünceydi ki ta bugünlere kadar gelebildi. Büyük krizin Şubat 2001’de vurmasıyla beraber herşey mahvoldu, aynen bu cümle yede olduğu gibi. Patronlar üçün beşin peşini bırakıp “şirketi nasıl ayakta tutabilirim?” veya “nasıl batmaktan kurtarbilirim?”in hesabını yapmaya başladılar. Tabii böyle olunca hemen devreye okumuş ve yüksek derece de eğitim almış kişiler girdi, ve az maaş alan az okumuş kesim de işlerinden oldu. Böylece herkez ekmek paraları için eğitimin peşinden koşmaya başladılar.

Nasıl ki tavşan tilkiyi görünce kaçmaya başlar, doğudaki insanlar da aynı şekilde terörü görüp, yaşayınca doğudan batıya kaçmaya başladılar. Şu illet, başbelası terör başlamadan önce insanlar nekadar mutluydu. Topraklarını sürüp, hayvanlarını otlatabiliyorlardı. Ekonomik bakımdan da şimdiki kadar kötü değiller idi, çünkü hem işlerini yapabiliyorlardı hem de devlet bütçesinin çoğunu teröröle uğraşmaya ve savunma sanayiine yatırmak zorunda olmadığı için, oralara yardım da gönderebiliyordu. Nezaman ki terör başladı, açlık, susuzluk, sefalet ve huzursuzluk boy gösterdi. İnsanlar ölmeye, kan akmaya başladı ve bunların tümü sadece bir çobanın elinde bulundurduğu koyunları eğiterek yalnız kendi emelleri için bu halkın üstüne salmasıyla başladı. Ailelerinin hayatı, esir alınan çocukları, tecavüz edilen bacıları için, açlık ve sefalet içinde yaşadıkları için ve ayrıca , bu halkın en büyük problemi olan şey: cahil oldukları için terör büyüdü ve taa ki bugünlere kadar gelebildi. Eğer ki orda yaşayan halk bu kadar cahil ve aç olmasaydı ne terör bu günlere kadar gelebilirdi ne de bu terörü başlatan ve yürütenler barınabilirlerdi. İnsanlara da iki seçenek sunuluyordu: ya teröre katılıp ortak olmak, ya da ölmek. Ölmek istemedikleri için ve bir dahaki sıranın da kendilerine gelceklerini bildikleri için batıya doğru kaçmaya , terörden uzaklaşmaya başladılar.

türkiye'de göç sorunu