Trafik ve Çevre Hakkında Kısa Bilgi

Trafik ve Çevre Hakkında Kısa Bilgi

Üzerinde yaşadığımız dünyayı oluşturan doğal varlıklar ile insanların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yaptıkları binaların bulunduğu ortama çevre denilmektedir. Hava, su, toprak, insan, hayvan, bitki, bina, yol, baraj ve benzeri yapılar çevreyi oluşturan bütünün birer parçalarıdır.
Biyoloji dersi 9. sınıf “Bilinçli Birey – Yaşanabilir Çevre” ünitesinden de hatırlayacağınız gibi insanların sağlıklı ve ve mutlu bir şekilde yaşamaları için çevrenin temiz ve düzenli tutulması, bu durumun korunması, geliştirilmiş ve güzelleştirilmiş olması zorunludur. Herkesin sağlıklı yaşama hakkı bulunmaktadır. Bu bakımdan çevrenin korunması, kirletilmemesi konusunda kişilere ve devlete büyük sorumluluklar ve görevler düşmektedir.
Çevreyi büyük ölçüde kirleten faktörlerden biri de kara yolu araçlarıdır. Kara yollarında hareket hâlinde bulunan her araç; çıkardığı egzoz gazı, klimalarının çıkardığı gazlar, standart dışı yakıtlar, yağ ve yakıt sızıntısı, lastik tozu ve parçaları ile gürültüsü nedeniyle çevre kirletici bir faktördür .
Milyonlarca motorlu araca her yıl yaklaşık olarak % 12 artışla yüz binlerce yeni aracın katıldığı ve bunların yaptıkları kilometre değerleri göz önünde tutulursa kara yolu araçlarının büyük bir çevre kirletici olduğu anlaşılacaktır.

Eskimiş, ekonomik ömürleri dolmuş, motor ayarları bozulmuş, sürtünmeleri artmış ve akıcılığı kalmamış taşıtların hem fazla akaryakıt tüketecekleri hem de egzozlarından daha çok kirletici gazlar çıkaracağı, dolayısıyla havanın kalitesini bozacağı açıktır. Havayı kirleten faktörlerin başında, egzoz gazları gelmektedir.
Hava kirliliğini azaltmanın ve önlemenin en etkili yollarından biri, taşıtların bakımlı ve onarım-lı durumda bulundurulmalarını sağlamak, kullanımı konusunda sürücüleri eğitmektir. Araçların tavsiye edilen periyotlarla bakım ve onarımlarının yaptırılması büyük önem taşımaktadır (Resim 1.19).
Taşıma sınırları üzerinde yüklenmiş taşıtların motorunun zorlanacağı, güç kaybına uğrayacağı, dolayısıyla fazla akaryakıt tüketeceği, sonuçta havayı kirleteceği unutulmamalıdır.
Aşırı hızla seyretmenin de fazla akaryakıt tüketimine sebep olacağı, bu nedenle taşıt cinsleri için tespit edilmiş olan hız sınırlarına uymanın gerekli olduğu bilinmelidir.
Aracın hızını etkileyecek gereksiz çıkıntı, eklenti ve ilavelerin güç kaybına sebep olacağı, tüketilen akaryakıtın bir kısmının bu yüzden boşa gideceği ve hava kirlenmesine yol açacağı bilinmelidir.
Yaz aylarında ve uzun yolculuklarda klimaların gereksiz kullanımı, taşıt camlarının sonuna kadar açık tutulması paraşüt etkisi yapmakta, motorda güç kaybına ve daha fazla akaryakıt tüketimine sebep olmaktadır. Bu nedenle, yolculuklarda camlar fazla açılmamalıdır.
Lastik havalarının gereğinden az veya fazla olması da yakıt tüketimini olumsuz yönde etkilemekte, havayı kirletmektedir. Bu bakımdan, lastiklerin havaları en az haftada bir defa ve lastikler soğukken kontrol edilmeli, tavsiye edilen basınçta tutulmalıdır.
Standart dışı yakıtlar egzoz gazlarının artmasına ve hava kirliliğine neden olmaktadır.
Kişilerin ulaşımda toplu taşıma araçları yerine özel taşıtları tercih etmeleri trafik yoğunluğunu artırmaktadır. Trafik yoğunlaştıkça taşıt trafiğinin akış hızı düşmekte, durma ve duraklamalar artmakta, özellikle kavşaklarda ortaya çıkan tıkanmalar sıklaşmakta, sabırsızlanan ve sinirlenen sürücüler kural ihlallerinde bulunmakta, sonuçta gereğinden fazla yakıt tüketilmekte ve hava kirlenmektedir.
Bu bakımdan, mümkün olduğu ölçüde, trafiğin çok yoğun olduğu saatlerde ve günlerde özel

taşıtlar kullanılmamalıdır. Trafiğin yoğun olmadığı saatler ve yollar tercih edilmelidir.
Trafiğe çıkan her aracın egzoz gazı çıkardığı ve hava kalitesini bozduğu düşünülürse çok gerekli ve zorunlu olmadıkça araçların kullanılmamasının yararı anlaşılacaktır.
Buna göre, yürüyerek gidilebilecek yerlere taşıt kullanarak gidilmemelidir. İşe gidiş gelişlerde, alışveriş ve gezilerde, toplu taşım araçları tercih edilmelidir. Aynı veya birbirine yakın işyerlerinde çalışanlar, aynı güzergâhtan geçenler, özel otomobillerini sıra ile kullanmalı, tek otomobille gidip gelmelidirler. Böylece trafiğe daha az araç çıkacağından hem trafik yoğunluğunun azaltılmasına hem de ülke ekonomisine katkı sağlanacak, çevre kirliliği de azalacaktır.
Trafiğin akışına engel olacak kural dışı hareketlerden kaçınılmalıdır. Aceleci, kızgın, öfkeli, yarışçı ve saldırgan olmamalıdır. Öne geçme, başkalarının hakkını çiğneme gibi duygulara kapılmamalıdır. Bu tür davranışlar trafiğin akışını olumsuz etkilediği gibi lastiklerle yol yüzeyi arasındaki sürtünmeden dolayı meydana gelen aşınmalar sonucu çevreye lastik tozları ve parçaları atılmaktadır. Lastik toz ve parçaları da toprağa karışmakta, toprağı kirletmektedir.
Bu nedenle, gereksiz yere yapılan sert frenlemelerin, ani duruş ve kalkışların, hızlı dönüşlerin, aracın patinaja kapılmasının, duran aracın direksiyonunu sağa sola çevirmenin, aşırı yüklemelerin ve aşırı hızla seyretmenin, lastiklerde daha fazla aşınmaya ve yıpranmaya, dolayısıyla toz ve parça bırakmaya sebep olacağı bilinmeli ve yanlış olan bu tür davranışlardan kaçınmalıdır.
Araçların bakım ve onarımları uygun yerlerde yapılmalı, değiştirilen parça ve atıklarla taşıtların içinde yenilen, içilen ve kullanılan maddelere ilişkin atıklar rastgele çevreye atılmamalıdır.
Yük taşınacak taşıtlarda yükün; düşmeyecek, dökülmeyecek, gürültü çıkarmayacak vb. şekilde olmasına dikkat edilmelidir.
Gürültü kirliliğine neden olmamak için aracın kornası gereksiz yere kullanılmamalı, araçlardaki radyo, teyp ve benzeri müzik cihazları gereğinden yüksek sesle dinlenmemelidir.

trafik-cevre

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.