Sigaranın sağlığa zararlarının sıralanması

Sigaranın sağlığa zararlarının sıralanması

Sigara; akciğer, ağız, gırtlak, mide, böbrek, idrar yolu ve pankreasta kanser oluşumunda etkilidir. Çünkü hücre yapısını bozmaktadır. Solunum sisteminde astım ve diğer bazı rahatsızlıkların oluşmasında da sigaranın önemli etkisi vardır. Sigarayı ağızlıkla içmek ya da içine çekmemek çok az da olsa etkiyi azaltmaktadır. Fakat yinede uzun zaman içerisinde solunum sistemi üzerinde olumsuz etkisini göstermektedir.

Sigara; dolaşım sistemi üzerinde de önemli hasarlar bırakmaktadır. Damar yapısının bozulmasına, kanda artan zehirli maddeler nedeniyle kalpte çarpıntıya neden olur. Kalp krizi riskini artırır. Beyind kan dolaşımı bozukluğuna sebep olur.

Sigara midenin çalışmasını etkileyerek bazı sindirim sistemi hastalıklarına neden olmaktadır.

Sigara sözü edilen sorunlarla birlikte hamile bayanlar için de büyük tehlike oluşturmaktadır. Ölü doğumlara, düşük ağırlıklı bebeklerin doğumuna neden olmaktadır. Ayrıca sigara kullanan annelerin bebeklerinde zeka geriliği riski de oldukça fazladır. Sigara erkek ve kadınlarda üreme organlarını olumsuz etkileyerek kısırlığa da yol açabilir.
Yapılan araştırmalara göre akciğer kanserinin %85’i, kronik bronşitin % 75’i, kalp hastalıklarının %25’i, sigaradan kaynaklanıyor.100.000 kişilik bir nüfusta hiç sigara içmeyenlerin kansere yakalanma riski %3-4 iken sigara içenlerde bu oran çok daha yüksektir.

Yapılan çeşitli araştırmalar günde bir paket sigara içenlerin içmeyenlerle kıyaslandığında on kat daha fazla akciğer kanserine yakalandıklarını ve iki kat daha fazla kalp krizi riski taşıdıklarını ortaya koymaktadır.

Şimdiye kadar öğrendiğiniz bilgilerin sonucu olarak sigaranın insan ömrünü kısalttığını ve ağır ilerleyen hızda bir tür intihar olduğu söylenebilir.

Sigara kolaylıkla vazgeçilebilecek bir bağımlılıktır. Ancak önemli olan buna karar vermek ve ilk günlerdeki bu kararlı tavrımızdan vazgeçmemektir.
Nikotin kullanmına bağlı olarak ortaya çıkan zararların bilinmesine rağmen ergenlik dönemde sigara içenlerin sayısı hızla artmaktadır.

Bunun nedeni yetişkinler gibi davranma arzusudur. Sigara içen anne babanın çocuklarında kullanıma yönelik eğilim anne babası sigara içmeyen çocuklara göre daha fazladır.
Genellikle sigara kullanımına ergenlik çağında başlanır. Sigara bağımlılığının seyri kişiden kişiye göre değişmektedir. Bazı kişiler sürekli sigarayı bırakma eğilimindedirler. Bazı kişiler yoksunluk sendromunun belirtilerine rağmen sigarayı bırakırlar. Bazı kişiler ise her türlü zararı bilmelerine rağmen sigarayı kullanmaya devam ederler.

Yokunluk Sendromu, sigarayı tamamen bıraktıktan ya da azatlıktan sonra ortaya çıkabilir. Bu sendrom birkaç gün veya birkaç hafta sürebilir. Bazı kişilerde uzun süreli olabilir.

Kişide nikotin yoksunluğu tanımlamasının yapılabilmesi için, kişinin en az bir haftadır sigara kullanıcısı konumunda olması gerekmektedir. Bununla birlikte bu zamandan sonra nikotinin hiç alınmaması ya da azaltılması durumunda ilk 24 saat içinde aşağıda söz edilen belirtilerden en az dördünü göstermesi gerekmektedir:
• Şiddetli nikotin arayışı içinde olmak,
• Kızgınlık ya da öfke,
• Düşüncelerini toparlamada zorluk çekme,
• Huzursuzluk,
• Kalp hızında azalma,
• İştahta artma ya da kilo alma.

Yoksunluk sendromu ise her zaman ve herkeste görülmez. Görüldüğü zaman ise sigara içiminin kesilmesinden 2 saat kadar sonra belirtiler ortaya çıkar. Ancak bu belirtiler daha sonraki günler ve haftalar boyunca azalarak devam eder.
Sigarayı bırakan kişi kendine egzersiz yapma, sakız çiğneme gibi farklı faaliyetler bulursa sigaranın yarattığı olumsuz etkileri kolay atlatabilecektir.
b. Pasif İçicilik
Sigara, sigara içenlerde akciğer rahatsızlıkları, mide rahatsızlıkları, astım vb. gibi hastalıklara yol açıyor. Sigara kullanmayan fakat sigara içilen bir ortamda bulunan kişiler de bu hastalıklara yakalanır mı?
Sigara içilen bir ortamda sigara içmeyen kişiler bulunabilir. Ancak sigara içmeyen bu kişiler ortamdaki dumanı soluduğundan içenler kadar zarar görürler. Bu şekilde zarar gören kişilere pasif içici adı verilir.
Pasif içiciler her ne kadar sigara içmeseler de iki tür dumana maruz kalırlar. Bunlar sigarayı içen kişinin içine çekip daha sonra bıraktığı duman ve doğrudan sigaranın yanmasıyla ortaya çıkan dumandır. Bu dumanları solumak, pasif içicilerde akciğer rahatsızlıkları, bronşit, astım, alerji, kalp rahatsızlıkları, damar hastalıları vb. lerinin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu durumdan en çok çocuklar etkilenmektedir. Örneğin anne babası sigara içen çocuklarda alerji ve astım görülme riski oldukça fazladır. Çünkü bu çocuklar özellikle evde sigara içiliyorsa pasif içici durumundadırlar. Bu şekilde büyüyen çocukların ileriki yıllarda sigaraya başlama olasılıkları da oldukça yüksektir.
Tüm bu olumsuzluklarla birlikte sigara tüketimini azaltmak amacıyla devletin aldığı bazı önlemler vardır. 4207 sayılı yasa ile;
• Kapalı mekanlarda, sağlık kurumlarında, toplu taşım araçlarında ve beşten fazla kişinin bulunduğu ortamlarda sigara içmek,
• Kitle iletişim araçlarında sigara reklamı yapmak,
• 18 yaşından küçüklere sigara satmak yasaklanmıştır.

Birey olarak sigaranın zararları etkilerinden korumak için yapabilecekleriniz:
• Sigara içmemek ve kendi sağlığınızı korumak için içenleri uyarmak,
• Kahvehane vb. sigara içilen ve havalandırması olmayan kapalı mekanlarda bulunmamak,
• Çocuklardan bu türlü maddeleri kendimiz için almalarını istememek ve aldıranları uyarmak şeklinde sıralanabilir.

sigaranin_zararlari

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.