Kuvayı milliye

Kuvayı milliye
Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasından sonra İtilaf Devletleri topraklarımızı işgale başladılar. Uzun yıllar savaştan savaşa cepheden cepheye sürüklenen halk yorgundu. Ordumuz terhis edilmiş, silahlarına el konmuş ülke kendisini savunma gücünden yoksun bırakılmıştı. Osmanlı Hükümeti işgallere kayıtsız hatta İtilaf Devletleri ile iş birliği hâlindeydi. Bu olumsuzluklar karşısında halk bağımsızlığını kaybetmemek için harekete geçti. Halk bir yandan işgalleri mitingler düzenleyerek protesto etmeye başlamış, bir yandan da direniş birlikleri oluşturarak silahlı direnişi başlatmıştı. Halkın vatanını savunmak amacıyla oluşturduğu bu birlikler Kuvayımilliye olarak isimlendirilmişti. İşgal edilen bölgelerde direnişi gerçekleştiren Kuvayı milliye vatanın kurtuluşu uğrunda milletimizin fikir ve ruh birliğini ifade eden bir kavram hâline geldi.
Kuvayı milliye birlikleri birbirlerinden bağımsız hareket eden, düzenli olmayan, eli silah tutan vatanseverlerin oluşturduğu birliklerdi. Halk tarafından destekleniyorlardı. Kuvayı milliye birlikleri düzenli ordunun kuruluşuna kadar vatan savunmasında önemli hizmetlerde bulunmuştur. Batıda Yunan ordusu güneyde Fransız ordusu ile mücadele etmiştir.
Şimdi Kuvayı milliye içinde kahramanlık destanları yazan bir vatanseverin hayat hikâyesini okuyalım.

kuvayi-milliye

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.