Kıyamet

Kıyamet

Dini bir tabir olarak kıyamet; içinde yaşadığımız dünyanın ve onun bünyesinde yer aldığı kâinatın parçalanıp yok olması, daha sonra insanların hesap vermek üzere toplanması sürecidir. Kıyamet, canlı ve cansız bütün varlıkları kapsayan bir yok oluş ve yeniden dirilme gibi iki safhalıdır. Yani bütün canlıların helak oldukları güne Kıyamet dendiği gibi, bütün ölülerin tekrar diriltildikleri güne de Kıyamet denir.

Ahiret inancı, kıyametin varlığını kabul etmekten geçer. Yok oluş ve yeniden dirilişle birlikte gelişecek Haşr, Hesap, Mizan, Cennet ve Cehennem gibi olaylar hep Kıyamet gününde olacaktır. Bu nedenle ahiret inancı, kıyamet ve onunla birlikte gelecek olaylara inanma ve kabul etmeyi içerir.

Kıyamet, Kur’an-ı Kerimde hangi isimlerle anılıyor?

Kıyamete, Yevmü’l-Kıyâme (Kalkış, Diriliş Günü), el-Saa (Saat), Yevmü’l-Âhir (Son Gün), el-Âhire (Gelecek Hayat), Yevmü’d-Din (Ceza Günü), Yevmü’l-Hesap (Hesap Günü), Yevmü’l-Fası (Karar Günü), Yevmü’l-Cem (Toplanma Günü), Yevmü’l-Hulud (Sonsuzluk, Sonsuzlaşma Günü), Yevmü’l-Ba’s (Diriliş Günü), Yevmü’l-Haşre (Pişmanlık Günü), Yevmü’t- Teğ abün (Kusurların Ortaya Çıktığı Gün), el- Karia (Şaşırtan Felâket), en-Naşiye (Însanı Dehşete Düşüren Felâket), et-Tamme (Herşeyi Kuşatan Felâket), el-Hakka (Büyük Hakikat) ve el-Vakıa (Büyük Olay) gibi isimler verilmektedir.

Kur’an-ı Kerimde Kıyamet Olayı nasıl anlatılmaktadır?

Kur’an, kıyamet hakkında insanları uyarmakta ve o günün çok dehşetli bir gün olacağını haber vermektedir: “Ey insanlar! Rabb’inizden korkun! Çünkü kıyamet vaktinin depremi müthiş bir şeydir!” (Hac suresi, 1. ayet.). “… Kıyamet vakti de gelecektir; bunda şüphe yoktur. Ve Allah kabirlerdeki kimseleri diriltip kaldıracaktır.” (Hac suresi, 7. ayet.). Kıyamet gününün mutlaka gerçekleşeceğini haber veren Kur’an, birçok ayetle, insanları kıyameti inkardan vaz geçirmeye çağırmaktadır: “… O saat (kıyamet), mutlaka gelecektir. Şimdilik onlara güzel muamele et” (Hicr suresi, 85. ayet.). “…Kıyametin kopması ise, göz açıp kapama gibi veya daha az bir zamandan ibarettir” (Nahl suresi, 77. ayet.), “Onlar üstelik kıyameti de yalan saydılar. Biz ise, kıyameti inkâr edenler için alevli bir ateş hazırladık” (Furkan suresi, 11. ayet.).
Kıyamet Ne Zaman Kopacak?

Kur’an, Kıyamet olayının kesinliğini, yakınlığını bildirdiği, hatta oluş biçimine ilişkin tasvirler verdiği halde zamanı konusunda bir açıklama yapmaz. Kıyametin ne zaman kopacağını Allah’tan başka hiç kimse bilmemektedir. Kur’an, “Kıyamet saatinin bilgisi şüphesiz Allah karındadır.” (Lokman suresi, 34. ayet.) gibi ayetlerle kıyamet’in zamanının hiç kimse tarafından bilinemeyeceğini belirttikten sonra, bu konuda sorulan soruları şöyle cevaplar:

“De ki: ‘Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onun vaktini kendisinden başkası açıklayamaz.” (A’raf Suresi, 187. ayet.). “Kıyamet’in ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Kıyametin vaktini bildirmek senin görevin değil. Onun nihayeti ancak Rabb’ine aittir” (Nâziât suresi, 42 – 44. ayetler.). Cibril Hadisi olarak ünlü hadiste, Hz. Peygamber (s.a.s.) Hz. Cebrâil’in bu konudaki sorusunu “Soruları sorandan daha bilgili değildir.” diye cevaplayarak kendisinin de kıyametin zamanına ilişkin bir bilgiye sahip olmadığını açıklamıştır (Buhârî, Îmân, 37.).
Kıyametin Oluş Biçimi
Kur’an, kıyametin oluş biçimine ilişkin ayrıntılı ve ibret verici tablolar çizer. Kıyamet’in başlangıcı Sur’a üfürülüştür:”Sura üflenince, Allah’ın dilediği bir yana, göklerde olanlar, yerde olanlar hepsi düşüp ölür” (Zümer suresi, 68. ayet.). Kıyametin dehşetli olacağı ve insanların beklemediği bir zamanda gerçekleşeceği çeşitli ayetlerde haber verilmektedir: “Kıyamet vaktinin depremi müthiş bir şeydir! Onu gördüğünüz gün, her emzikli kadın emzirdiği çocuğu unutur, her gebe kadın çocuğunu düşürür. Însanları da sarhoş bir halde görürsün. Oysa onlar sarhoş değillerdir. . . ” (Hac suresi, 1 – 2. ayetler.).”O gün gökyüzü, erimiş maden gibi olur. Dağlar da atılmış yüne döner. Dost, dostu sormaz.” (Meâric suresi, 8 – 10. ayetler.)
Kıyamet günü, dünyadaki dağ, ova ve nehirlerin birbirine katılıp, harman edileceğini haber veren Yüce Allah, tabiattaki değişimin şu şekilde olacağını haber vermektedir:”Gökyüzü yarıldığı zaman, yıldızlar döküldüğü zaman, denizler birbirine katıldığı zaman, kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman,” (Înfitâr suresi, 1 – 5. ayetler.). “Güneş katlanıp dürüldüğünde, Yıldızlar döküldüğünde, Dağlar yürütüldüğünde, Gebe develer salıverildiğinde, Vahşî hayvanlar toplanıp bir araya getirildiğinde, Denizler kaynatıldığında, Ruhlar birleştirildiğinde, Diri diri toprağa gömülen kıza, sorulduğunda, “Hangi günah sebebiyle öldürüldü? diye. Defterler açıldığında, Gökyüzü sıyrılıp alındığında, Cehennem tutuşturulduğunda ve cennet yaklaştırıldığında,” (Tekvir suresi, 1- 13. ayetler.).

Kur’an ve sünnetten bir delile dayanmamakla birlikte müslümanlar arasında ölüme küçük Kıyamet (kıyamet-i suğra) denilmesi gelenekleşmiştir. Bazı bilginlere göre bu tanımlama, ölümün ahiret hayatına bir geçiş olmasına dayanılarak yapılmıştır. Kimi bil-ginler ise bu tanımlamanın Kur’an’a dayandığını öne sürmektedir. Bu bilginlere göre: “Allah’a kavuş(up huzura çık)mayı yalan sayanlar, gerçekten ziyana uğradı(lar). Nihayet kendilerine ansızın Saat gelince, onlar (günah) yüklerini sırtlarına yüklenerek (gelirler ve): “Orada (hayatta iken), işlediğimiz büyük kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!” derler…” (En’am suresi, 31. ayet.) aynı ayette “Kıyamet” anlamındaki “Saat” aynı zamanda ölümü de dile getirmektedir. Bu geleneğe göre gerçek kıyamet, Kıyamet-i Kübra (Büyük Kıyamet) olarak anılır.

Kıyametin kopuşu, Îsrafil adlı meleğin sur borusuna üflemesiyle başlayacaktır. Îsrafil sur’a iki kez üfleyecek, birincisinde dünya yaşamı son bulacaktır. Tüm canlılar ölecektir. Îkinci bir üfürüşte ise, bütün insanlar dirilecek, mahşer denilen büyük bir meydanda toplanacaklardır.

kiyamet-nasil-kopacak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.