İstanbul’un Fethi Hakkında Kısa Bilgi

II. Mehmet tahta çıktığında (1451) Bizans, bir zamanların büyük imparatorluğunun yalnızca bir kalıntısıydı. Osmanlı topraklarının tam kalbinde yer alan bu yabancı unsuru ortadan kaldırmak ve olgunlaşmakta olan Osmanlı İmparatorluğu’na İstanbul ile bir başkent hediye etmek, genç padişahın ilk hedefiydi.
Büyük bir enerji ile imparatorluk başkentinin fethine hazırlanmaya başladı. Tahta çıkışının ilk yılında Boğaz’ın Rumeli (Avrupa) yakasına yaptırdığı hisar (Boğazkesen sonraki adı Rumelihisarı) onun İstanbul üzerindeki niyetini açıkça ortaya koyuyordu. Hisar, boğazın en dar yerinde, Yıldırım Bayezit’in yaptırdığı Gülcehisar’ın (Anadoluhisarı) tam karşısındaydı. Bu iki hisar güçlü toplarıyla boğazdan geçişi denetleyebiliyordu. Sonra da II. Mehmet Edirne’de savaş hazırlıklarına başladı. 1452-1453 kışı bu hazırlıklarla geçti. İstanbul’un (Konstantinopolis) güçlü surlarında gedikler açabilmek için Macar usta Urban’a o zamana kadar görülmemiş büyüklükte toplar döktürdü.
Kuşatma hazırlıkları bütün ayrıntılarıyla bittikten sonra 23 Mart 1453’te Edirne’den İstanbul’a doğru yola çıktı. Kuşatma 6 Nisan günü başladı. Bizans’ın bütün gücünü kullanarak aldığı savunma önlemleri karşısında zaman zaman duraksamalar da oldu ve kuşatmalar 53 gün sürdü.
Bu arada Bizanslılar Haliç’i zincirlerle kapatarak Türk donanmasının Haliç’e girmesini engellemek istediler. Bu sıralarda papanın gönderdiği yardım gemileri Haliç’e girmeyi başardı. Bunun üzerine II. Mehmet olağanüstü bir plan hazırladı. Bir gecede 72 parça gemiyi yağlı kalaslar üzerinde kaydırarak Tophaneden Tepebaşı’na oradan da Haliç’e indirtti. Donanma da Marmara Denizi ile Çanakkale Boğazı’nı ablukaya alarak Bizans’a deniz yoluyla yardım gelmesini önledi.
Hiçbir yerden destek alamayan Bizans başkenti İstanbul 29 Mayıs 1453 günü tamamen Türklerin eline geçti. 1000 yıllık Bizans İmparatorluğu’na son veren II. Mehmet de “Fatih” (fetheden) sanını aldı. Fatih Sultan Mehmet, Bizans halkına çok iyi davrandı ve onlara “can ve mallarının güvence altında olduğunu, kendilerine hayat ve din özgürlüğü tanınacağını” söyledi.

istanbulun_fethi