İnsan Haklarına Saygı Hakkında Kısa Bilgi

İnsan Haklarına Saygı
İnsan haklan tüm insanlann hiçbir ayrım gözetmeksizin eşit, özgür ve onurlu yaşama hakkına sahip olmasıdır. Herkes, cinsiyet, ırk, renk, din, dil, zenginlik gibi farklar gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Tarih boyunca hemen hemen her toplumda “insanca yaşama arzusu” insan haklannın özünü teşkil etmiştir.
Özgür bir şekilde düşünceleri açıklamak, seyahat etmek, yerleşmek, diğer insan ve makamlarla olan ilişkilerde insanca ve hakça muamele görmek, insanların günlük yaşamında yararlandığı haklardan bazılarıdır.

Can ve mal güvenliği; din, vicdan, düşünce ve ifade özgürlüğü; adil ve eşit ücret, insan haysiyetine yaraşır bir yaşam düzeyine kavuşma, sağlık hizmetlerinden yararlanma gibi birtakım sosyal, siyasi ve ekonomik haklar temel

insan haklarındandır. Bunun yanında temiz bir çevrede yaşama, sanat ve bilim özgürlüğü, tüketici hakları da insan hakları arasında yer alır. Ayrıca dernek ve sendika kurma özgürlüğü, evlenme ve aile kurma, şikâyet, mülkiyet, seçim, eğitim ve öğrenim hakkı da temel insan haklarındandır. Bütün bu haklara ilişkin kavramlar sürekli gelişme göstermektedir.
BELİRTELİM
“Bu ay ve bu belde (Mekke) nasıl kutsal (korunmuş) ise canlarınız, mallarınız, namus ve şerefiniz de öylece mukaddestir (her türlü saldırıdan korunmuştur). Herkesin yaptığından kendisi sorumludur. Babanın işlediği cinayetten oğlu sorumlu tutulmaz (kan davası güdülemez)…”
Müslim, Hacc, 194; Tirmizî, Fiten, 2.

Fert ve Toplum Açısından Değer Sayılabilecek Bazı Haklar
Yaşama Hakkı
Hakların en kutsalı ve en önemlisidir. Bütün ilahî dinler cana kıymayı suç saymıştır. Kişilerin Şahsiyet ve Onurlarının Korunması Hakkı İslam dini insanın ırz, namus, şeref, onur ve haysiyetine saygıya öncelik verir. Özel Hayatın Gizliliği Hakkı
İslam dini, tecessüsü (sırları araştırmayı), insanların arkasından konuşmayı ve iftira etmeyi yasaklar.
Din ve Vicdan Özgürlüğü
İnsanlar din seçiminde özgürdür. Bu konuda baskı ve zorlama yapılamaz.
Veda Hutbesi’nde Peygamberimiz, insanların ilahının tek olduğunu, aynı atadan geldiklerini ve bu yüzden herkesin eşit olduğunu söylemiştir. Kadın haklarının önemini vurgulamış, toplumsal barışın korunması için yapılması gerekenleri bildirmiştir. İnsanların can, mal, namus, şeref, haysiyet ve özgürlüklerinin dokunulmaz olduğuna dikkat çekmiştir. Hutbede yer alan prensipler bu hutbenin evrensel nitelikte olduğunu gösterir.

NOT EDELİM
İnsan hakları, 10 Aralık 1948 tarihli İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve 4 Kasım 1950 tarihli Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesi ile sistemleştirilmiştir. Türkiye tarafından 1954’te onaylanan ve iç hukukumuzun bir parçasını oluşturan Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesi, temel hak ve özgürlükler bakımından önemlidir.
İnsanın, hayatını devam ettirebilmesi için akıl, can, din, namus ve mal güvenliği gibi haklara sahip olması gereklidir. Bu temel haklar insanlar arasındaki cinsiyet, ırk ve inanç farklılığına bakılmaksızın dinimizce dokunulmaz sayılmıştır. Kul hakkını temel insan haklarından kabul eden dinimiz, kul hakkı yemeyi büyük günahlardan saymıştır. Bu haklar, toplum tarafından benimsenirse toplumsal barışa katkı sağlanmış olur.
Dinimizde insan hayatı büyük önem taşır. Bununla ilgili bir ayette Yüce Allah, “…Kim, bir cana kıymamış ya da yeryüzünde bozgunculuk yapmamış olan kimseyi öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur…”1 buyurmaktadır.