Düzenleyiş Hakkında Kısa Bilgi

Düzenleyiş Hakkında Kısa Bilgi

Düzenleyiş, yazımızla ilgili edindiğimiz malzemenin sıralanması, bir düzene konulmasıdır.İyi bir yazı yazmak için öncelikle konuyu iyi kavramak gerekir.Ondan sonra, o konuyla ilgili neler söyleyebileceğimizi düşünmeli, onları bir düzene koymalı yani bir plan yapmalıyız. Eğer böyle bir hazırlık ve düzenleme yoluna gitmeden aklımıza gelen şeyleri gelişigüzel yazmaya kalkarsak başarılı olamayız.
• Buluşla elde edilen bilgi ve bulgular amaca göre uyumlu ve tutarlı bir şekilde sıralanmalıdır.

duzenleyis

• Duygu ve düşünceler doğru, gerçeğe uygun ve delillere dayanmalıdır.
• Düşünce açıkça ortaya konmalı, kelimelerin yerli yerinde kullanılmasına özen gösterilmelidir.
• Anlatımda süsten, boş ve yaldızlı sözlerden, gereksiz sözcük ve tekrarlardan kaçınılmalıdır.
• Sade, yalın bir anlatım tercih edilmeli, duygular içtenlikle ortaya konmalıdır. Ön yargılı yaklaşımlardan uzak durulmalıdır.
Bu özellikleri taşıyan bir anlatım, sağlıklı düşünmenin bir ürünü olarak amacına ulaşmış sayılır.
• Düzenleme, yazının türüne göre de değişiklik gösterir. Söz gelimi düşünce yazılarının planı ile kurmaca metinlerin planı ya da duygu ve coşkuların dile getirildiği bir şiirin düzenlenişi farklıdır.
Öğretici metinlerde (tarihi, felsefi, bilimsel metinler; makale, deneme, sohbet gibi gazete çevresinde gelişen metinler; hatıra, gezi yazısı, biyografi, otobiyografi gibi kişisel hayatı konulan metinler) “giriş, gelişme ve sonuç” bölümlerine dikkat edilmesi anlatımı kolaylaştırır.

Giriş bölümü, konunun bir çeşit sunumu sayılır. Genellikle birkaç cümlelik bir ya da birkaç paragraftan oluşur. Yazının okunabilirliği ve ilgi çekiciliği bakımından giriş bölümü büyük bir öneme sahiptir ve neler anlatılacağının ipuçları verilir.
Bir konuya çeşitli girişler yapılabilir:
✓ Doğrudan konuya girebilir.
✓ Betimleyerek konuya girebilir.
✓ Öyküleyerek konuya girebilir.
✓ Atasözü ya da özlü bir sözle başlanabilir.
✓ Soru sorarak başlanabilir.
Gelişme bölümü, önceden yapılan planlamaya göre düzenlenir. Bu bölüm bir bakıma yazının omurgası sayılır. Konunun özelliğine, kullanılacak malzemeye göre kısa ya da uzun olabilir. Birkaç paragrafla sınırlandırılabileceği gibi sayfalarca da olabilir. Önceden hazırlanan malzeme özelden genele, genelden özele şeklinde metnin içeriğine ve anlatılacakların neden-sonuç ilişkisine göre düzenlenir.
Sonuç bölümü, genellikle bir iki cümlelik kısa bir paragraftan oluşur. Anlatılanlara göre temel bir hüküm ortaya konur. Yazının temel düşüncesi kimi zaman bu bölümde yer alır. Okuyucunun zihninde beliren sorular burada cevaplandırılır.

Sonuç bölümünde birkaç yol denenebilir:
• Gelişme bölümünde anlatılanlar bir cümle ile ana düşünce çevresinde özetlenebilir.
• Gelişme bölümünde anlatılanlara uygun olarak yazarın konu hakkında kesin hükmü, verdiği çarpıcı ve vurgulu bir cümle ile tamamlanabilir.
• Kesin bir yargıya ulaşmak yerine, karar okuyucuya bırakılabilir.
Olay çevresinde gelişen kurmaca metinlerde (roman, öykü, tiyatro, masal gibi) yazar metnini hâkim, kahraman ya da gözlemci hangi bakış açısıyla oluşturacağına karar verir. Daha sonra metnini “serim (giriş), düğüm (gelişme) ve çözüm (sonuç)” bölümleri üzerine oluşturur. Serim ile başlayan heyecan ve merak duygusu düğümde doruk noktasına ulaşır. Sonra çözüm ile birlikte heyecanın temposu ya birdenbire ya da aşamalı olarak düşürülür.
Coşku ve heyecanı dile getiren şiirlerde belirgin bir düzenleme yönteminden bahsedemeyiz. Anlatıcının üslubu, metnin özgünlüğünü sağlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.