Çanakkale Savaşı Hakkında Kısa Bilgi

Çanakkale Savaşı Hakkında Kısa Bilgi

ÇANAKKALE SAVAŞI
İngilizler, Rusya’ya gerekli yardımda bulunmak üzere, Çanakkale boğazından geçmeye karar verdiler. Düşman donanması, 18 Mart 1915’te Çanakkale Boğazı’na geldi. Fakat, Türk topçusunun devamlı ateşi karşısında ağır kayıplar vererek, geri çekilmek zorunda kaldı.
Düşman kuvvetleri bunun üzerine, Gelibolu yarım adasına çıktılar. Buralara büyük asker sığınakları yaptılar. Bir süre sonra da, yarımadanın Anafartalar kesimine doğru saldırıya geçtiler. İngiltere, Fransa askerlerinin dışında; Kanada, Avusturalya, Yeni Zelanda ve Hindistan sömürgelerinden de askerler katılmıştı.
Çanakkale’de kale savaşları Conkhavırı, Anafartalar, Kocatepe, Kumkale, Kirte, Arıburnu, Kerevizdere, Zıngındere ve Seddülbahir’de oldu. 7 Ocak 1916’da düşman geri çevrildi. Mustafa Kemal; bir şarapnel parçası ile göğsünden yaralandı. Çanakkale Savaşı’nda 250 bin Türk ve 250 binden fazla düşman askeri ölmüştür.
Yarımadanın Anafartalar kesiminde o zaman yarbay rütbesinde olan ve bir tümene komutanlık eden Mustafa Kemal bulunuyordu. Mustafa Kemal tümeniyle düşman saldırısına kahramanca göğüs gerdi. İngiliz kuvvetleri geri çekildiler. Bu büyük zaferden sonra yeniden bir toplu saldırıya geçmediler. Bir süre sonra da, Türklerin karşı saldırısı ile geri çekilerek Çanakkale Boğazı’nı bırakıp gitmek zorunda kaldılar.
Birinci Dünya Savaşı’nda Türkiye ile İtilaf Devletleri arasında Çanakkale Boğazı ve dolaylarında yapılan kara deniz savaşları 3 Kasım 1914- 9 Ocak 1916 tarihleri arasında yapılmıştır. İtilaf Devletleri’nin bu cepheyi açmalarının amacı, Boğazları ve İstanbul’u ele geçirerek Osmanlı Devleti’nin açtığı öteki cepheleri de tavsiye etmek ve Rusya ile bağlantı sağlayarak araç ,gereç yardımında bulunabilmekti. Osmanlı Devleti’nin savaş dışı kalmasından sonra daha savaşa katılmamış olan Balkan Devletleri’nin İtilaf Devletleri safında savaşa girmeleri de amaçlanmıştı. Öte yandan Ruslar’ın Almanlar karşısında geçici olarak başarı gösterip Karpatlar’ı aşarak Macaristan ovalarına inmeleri İngiltere’yi kuşkulandırmıştı. Ruslar Budapeşte üzerine saldırabilir ve merkezi devletlerle Türkiye’nin bağlantısını keserek İstanbul’un geleceğini belirlemek konusunda kendilerine avantaj sağlayabilirlerdi. Çanakkale Boğazı’nı geçebilecekleri uman İtilaf donanması bir aylık deniz saldırısından sonra Von Sanders yönetimindeki 5. Ordu’nun Boğaza mayın döküp çevredeki tepelere güçlü bataryalar yerleştirmiş olmasından dolayı umdukları başarıya ulaşamayınca karadan saldırıya karar verdiler: İngilizler, Fransızlar ve Avusturalya, Yeni Zelanda Birlikleri oluşan bir kuvvet Arıburnu ve Seddülbahir’de karaya çıkarıldı.
Binbaşı Mahmut Bey yönetimindeki birlikler tarafından ilerlemeleri durdurulan 26 Nisan’daki ve sonraki çarpışmalarda da başarı elde edemeyen itilaf kuvvetleri Alçıtepe’yi ele geçirmek için ikinci bir saldırı başlattılarsa da 6-8 Mayıs tarihlerinde yapılan çarpışmalarda 5. Ordu tarafından püskürtüler ve Goliath zırhlısı Türk birliklerinin açtığı ateşle batırıldı. İngiliz Harp Komitesi’nin savaşa devam kararı almasından sonra İtilaf kuvvetleri 4 Haziran’da bazı siperleri ele geçirmeye başladılar ve Anafartalar ve Kocaçimen’i ele geçirmek amacıyla yeni çıkarmalar yaptılar. Ama Anafartalar grup komutanlığına atanan Mustafa Kemal yönetimindeki Türk kuvvetleri tarafından önce bir karşı saldırıyla ovaya sürüldüler, sonra göğüs göğse bir çarpışmayla Conk Bayırı’ndan da püskürtüler ve Ağustos ayındaki yeni çarpışmalardan sonra ağır kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kaldılar.

3 Kasım 1914’de 28 gemilik İngiliz-Fransız filosu boğazın dış tabyalarını 17 dakika süren top ateşine tuttu. Bu bombardıman sonucu özellikle Seddülbahir tabyası büyük hasar gördü. İtilaf donanması Çanakkale boğazındaki Seddülbahir, Ertuğrul, Kumkale ve Orhaniye tabyalarını 12 zırhlıdan oluşan bir filo ile ilk kez 19 ve 25 Şubat günleri yeniden yoğun bir top ateşine tuttu. Boğazdaki bu 4 dış tabyanın büyük ölçüde hasar görmesine neden olan bu saldırının ardından karaya asker çıkaran İngilizler ve Fransızlar tabyaların sağlam kalan kısımlarını da tahrip ettikten sonra, askerlerini gemilerine geri çektiler. Daha sonraki günlerde İtilaf donanması Türk tabyalarını yine yoğun top ateşi altına aldı. İtilaf donanması boğazı denizden zorlayarak geçmek için 18 Mart günü bir genel saldırı planlamıştı. Bu tarihten önce mayın tarama gemileri yoğun bir faaliyet göstererek boğazdaki mayınların bir bölümünü topladı.
18 Mart 1915 günü saat 11.00’de 18 büyük zırhlı bir çok muhrip ve deniz altından oluşan İtilaf donanması 3 filo halinde boğaza girdi. İngiliz filosuna Amiral Robeck Fransız filosuna Amiral Guepratte komuta ediyordu. Düşman filosu, 506 top kullanarak 150 topun savunduğu Türk tabyalarını 6 saat 45 dakika aralıksız top ateşi altında tuttu. Ancak bu arada İngilizlerin İrresistible ve Ocean zırhlılarıyla Fransızların Bouvet zırhlısı top mermisi ve mayın isabetiyle battı. Ayrıca İngilizlerin İnflexible ve Fransızların Gaulois ve Suffren zırhlıları ağır yara alarak saf dışı kalırken üç gemide aldıkları yara sonucu karaya oturdu. Büyük kayıplara uğrayan İtilaf donanması bu durum karşısında Marmara Denizi’ne girmeyip geri çekilmek zorunda kaldı.
İtilaf donanmasının başarısız 18 Mart saldırısı, Çanakkale boğazının karadan yardım ve destek görmede geçilemeyeceğini gösterdi. Karadan yapılacak saldırı için İngiliz, Fransız ve Anzak birliklerinden oluşan 75000 kişilik bir kuvvet hazırlandı ve komutanlığına İngiliz Generali sir İan Hamilton’s getirildi. Çanakkale boğazını Otto Liman von Sanders paşanın komutasındaki 5. Türk ordusu savunuyordu. İlk çıkarmalar 25 Nisan 1915 sabahı Gelibolu yarımadasında Arıburnu ve Seddülbahir’e Anadolu yakasında Kumkale’ye yapıldı. Seddülbahir ile Tekeburnu arasında kıyıya çıkan İngiliz ve Fransız kuvvetleri fazla ilerleyemeden durduruldu. Arıburnuna çıkan Anzak birliklerinin ileri hareketi yarımadanın kilidi durumundaki Kocaçimentepe ve Conkbayırı için tehlike yarattı. XXVII. Alay’ın yetişmesi Anzak ilerlemesini geciktirdiyse de tehlike geçmiş değildi. Durumun önemini kavrayan ordu ittiyatındaki XIX. Tümen’in komutanı Mustafa Kemal kendiliğinden harekete geçerek Kocaçimen tepesi yönünde ilerleyen Anzaklara hücum etti ve onları kıyıya en yakın sırtlara kadar geri attı. Kumkale’ye çıkan Fransız birlikleri Kumkale’yi ele geçirdilerse de 25- 26 Nisan gecesi burayı boşalttılar ve karşı sahildeki kuvvetlere katıldılar. 26-27 Nisan günleri süren şiddetli çarpışmalar sonunda İtilaf kuvvetleri tuttukları dar kıyı şeridine hapsedildi. Seddülbahir cephesinde 28 Nisan sabahı saldırıya geçen Fransız ve İngiliz birlikleri Türk karşı saldırısıyla geri atıldı.
Arıburnu cephesinde Türk kuvvetlerinin 1 Mayıs günü 19 Mayıs gecesi düşmanı denize dökmek amacıyla giriştikleri karşı saldırılar da gelişemedi. Bundan sonra bu cephede siper savaşları başladı. Hamilton, Türk kuvvetlerini Kuzeyden kuşatmaya karar verdi. Boğaza egemen Kocaçimen ve Conk tepeleri bir gece baskını ile ele geçirilecek Tuzla Güneyde karaya çıkarılan kuvvetler Anafartalar üzerinden ilerleyerek Türk birliklerini Kuzeyden kuşatacaktı. Takviye edilen İtilaf kuvvetleri 6 Ağustos’ ta Arıburnu’ndan Kocaçimen tepesi yönünde saldırıya geçti. Seddülbahir cephesinde de Türk birliklerini yerlerinde tutmak için oyalama saldırılarına başladı. Öte yandan 6-7 Ağustos gecesi Suvla limanına yeni kuvvetler çıkarıldı.8Ağustos’ta İngilizler Conk tepesine girdiler. Bu Liman Paşa kıyı gözetlemesi dışında bütün kuvvetlerini savaş alanına yöneltti.8Ağustos gecesi Anafartalar grup komutanlığına atanan Mustafa Kemal 9Ağustos’ta Küçük ve Büyük Anafartalar yönünde ilerleyen İtilaf kuvvetlerini güçlü bir karşı saldırıyla ovaya sürdükten sonra 10 Ağustos sabahı yakından yönettiği bir süngü hücumuyla Conkbayırı’ndaki İngiliz kuvvetlerini de geri attı. İtilaf kuvvetlerinin Anafartalar cephesinde 13-15 ve 21 Ağustos’ ta yaptıkları saldırılar başarılı olamadı.
. Ağustos ayının son günlerinden başlayarak iki taraf arasındaki çarpışmalar siper savaşlarına dönüştü. Bazı yerlerde siperler birbirlerine 15-20 metre yakınlıktaydı. İki tarafta tüneller açarak karşı siperleri tahrip etmeye çaba gösteriyor, gizli yerlerden aynalı silahlarla keskin nişancılar atışlar yapıyor, siperlerdeki kişiler birbirlerine el bombaları savuruyorlardı. Cephanesi bol olan düşman, karadan ve denizden Türk siperlerini sık sık yoğun top ateşine tutuyor, cephanesi az olan Türk topçuları düşmana çok az ve kusa süreli atışlarla karşılık veriyordu. Kara savaşları bu yolda sürüp giderken İngiliz deniz altıları Çanakkale boğazından Marmara’ya giderek Türk cephesine denizden ikmal yollarını kesmek için geniş çapta faaliyet gösterdi. Bir İngiliz deniz altısı Galata rıhtımına kadar yanaşarak bir Türk vapurunu ele geçirdi. İngiliz kaynaklarına göre Marmara’ya girmeyi başaran 13 deniz altından 7 tanesini Türkler batırdı, bir tanesini ele geçirdi. Çanakkale savaşı süresince İngiliz deniz altıları Mesudiye ve Barbaros adlı Türk zıhlılarıyla beş top çeker gemisini, bir taşıt gemisini, 44 motoru ve 149 mavnayı batırdı. Buna karşılık yüzbaşı Ahmet Bey komutasındaki Muaveneti milliye muhribi İngilizlerin ünlü Goliath zırhlısını batırırken Akdeniz’den Ege’ye geçen iki Alman deniz altısı da İngilizlerin Triumph ve Majestic adlı savaş gemilerini ele geçirerek batırdı.
Gelibolu yarımadasındaki çarpışmalar 1915 yılının Ekim ayına doğru hemen hemen durmuş gibiydi. İtilaf kuvvetleri 6 Aralık’ ta Anafartalar Arıburnu ve Seddülbahir cephelerinin boşaltılarak Çanakkale savaşlarına son verilmesini kararlaştırdılar. Düşman, Anafartalar ve Arıburnu cephesinden 19-20 Aralık 1916 gecesi, Seddülbahir cephesinden ise 8-9 Ocak 1916 gecesi bütün birliklerini çekti. Türk ordusu Çanakkale’de 6 ay süre ile yarım milyona varan bir kuvvete karşı koyarak müttefiklerine büyük çapta yardımda bulunduğu gibi 1. Dünya Savaşı’nın kaderi ve Rus Çarlığı’nın çökmesinde önemli rol oynadı.
Sonuç olarak; Çanakkale savaşlarının sürdüğü dönemde İtilaf devletlerinin Rusya’nın baskısı ile yaptıkları antlaşmayla Boğazlar ve İstanbul’u bu ülkeye vaat etmeleri İtalya’yı yeniden İtilaf devletlerinin yanına çekti. Osmanlı devleti topraklarının paylaşılması sırasında İtalya’ya da bazı topraklar vaat edilerek bu ülkenin Avusturya’ya savaş açması sağlandı. İtilaf devletlerinin Çanakkale’deki başarısızlığı Bulgaristan’ı müttefikler safında yer almaya itti. Böylece Almanya ile Osmanlı devleti arsında bir köprü kurulmuş oldu. Bu durum savaşın 3 yıl daha uzamasına, Rusya’nın İtilaf devletleri ile ilişki kuramamasına ve Rusya’da ki parasal bunalımla iç huzursuzluğun artarak en sonunda 1917 Bolşevik ihtilalinin patlamasına yol açtı. Rusya’nın baskı ve yönlendirmesiyle Romanya İtilaf devletleri saflarında savaşa katıldığı gibi yine birtakım toprak vaatleri ile Yunanistan da İtilaf devletleri yanında işe katıldı.

çanakkale savaşı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.