Binbaşı Ayşe
Kurtuluş Savaşı hakkında yazılmış eserlerde göğüs göğüse çarpışmış pek çok Müslüman Türk kadınlarından bahsedilir. Kara Fatma, Onbaşı Halide, Tayyar Rahmiye, Kılavuz Hatice, Gördesli Makbule isimleri pek sık zikredilen şahsiyetlerdir. Binbaşı Ayşe de adını hep minnet duygularıyla anmamız gereken kahramanlar arasındadır. Binbaşı Ayşe, Millî Mücadele’de kocasının en kıymetli birer yadigârı olarak sakladığı ziynetlerini satarak at, mavzer, elbise ve çizme tedarik etmiş ve bu mücadelede, derece derece terfi ederek binbaşılığa kadar yükselmiştir.
1925 Haziranı sonlarında İstanbul’da Cumhuriyet gazetesi tarafından yapılan mülakattan onun hakkında şu bilgiyi edinmiş bulunuyoruz.
“… Büyük harpte Kafkas Cephesinde yaralanarak ölen kocamın ve tüm vatan evlatlarının intikamını almaya and içmiştim. Allah, bu fırsatı 15 Mayıs 1919’da bana verdi. İzmir’i Yunanlılar işgal ettiği sırada ilk mukavemetimiz sona erip şehre Yunanlılar hâkim olunca Aydın’a gittim. Orada faaliyete geçerek bir Kuvayi milliye birliği teşkil edip bilahare Nuri çetesine katıldım. Aydın muharebelerini yaptıktan sonra Koçarlı’ya çekildik. Bu suretle, bilfiil atıldığım İstiklal Mücadelesi’ne başından sonuna kadar iştirak ettim, ilk defa Sakarya’dasol kasığımdan piyade mermisi ile yaralandım. Seyyar hastanede tedaviden sonra tekrar müfrezeme iltihak ettim. Büyük Taarruz’da Mürsel Paşa Fırkasına iltihak ettik ve Ahır Dağlarından düşman gerilerine akmaya memur edildik. İzmir’e ilk giden birlikler arasında ben de vardım. Ancak bu arada misketle sol bacağım kırıldı. Allah’a şükürler olsun bugün büyük gazimiz sayesinde amacımıza ulaştık. Türk ve Türklük kurtuldu. Vaktiyle düşman çizmelerinin altında inleyen sevgili topraklarımızda şimdi serbest ve göğsümü gere gere yürüyorum.”

binbasi-ayse