Avrupa Topluluklarının Derinleşme Süreci ve Topluluk İç Pazarının Oluşturulması

Avrupa Topluluklarının Derinleşme Süreci ve Topluluk İç
Pazarının Oluşturulması

Kurucu üyeler arasında gümrük birliği, üyeler arasında gümrük vergileri ile eş etkili vergilerin, miktar kısıtlamaları ve eş etkili tedbirlerin kaldırılması ve Ortak Tarım Politikası tedbirlerinin belirlenmesi suretiyle tarım ürünlerinin de serbest dolaşımının sağlanması 1968 ortalarında gerçekleştirilmiştir.

Dünyadaki ekonomik konjonktürdeki olumlu ortamın yanı sıra, gümrük birliğinin sayesinde, Roma Anlaşması’nın yürürlüğe giriş yılı olan 1958 ile 1972 yılları arasında 6’lar arasındaki ticaret 6.8 milyar dolar’dan 55.9 milyar dolara yükselerek % 824 oranında artmıştır.Bu yükselme, 6’lar arasındaki ticaret topluluk içi ticaret payını arttırmıştır 1958 yılında %27 olan bu pay, 1972’de %52 ye çıkmıştır.Altılar, dış ticaretlerinin yaklaşık yarısını kendi aralarında, diğer yarısını da birlik dışı ülkelerle yapmaya başlamışlardır.

Böyle oluşu hiç kuşkusuz, Altıların Topluluk dışı ülkelerle ticaretlerinin artmadığı anlamına gelmez . aksine,aynı dönemde, bir bütün olarak topluluğunun topluluk dışı ülkelerden ithalatı %225, bu ülkelere yönelik ihracatı ise %256 oranında yükselmiştir.Ancak, Aynı dönemde kendi aralarındaki ticaretteki %824 oranlı artış göz önüne alındığında, bu artışın ticaret sapması sonucu düşük gerçekleştiği söylenebilir.

Ne var’ ki “ birinci genişleme”den sonra topluluk içi ticaretin artış hızında düşme eğilimleri belirmiştir.Nitekim 1973-81 arasında AET-10 çerçevesinde ihracat 92.3 milyar ECU’ den 278.6 milyar ECU’ye yükselerek %338 oranın’ da yani topuluk içi ihracattan daha fazla artmıştır.

Topluluk içi ticaret artışının, gümrük birliğinin kurul ilk yıllarda büyük oranlarda gerçekleşmesine karşılık, sonraki yıllarda artış hızının yavaşlaması doğaldır.Zira, topluluk içi ticaret sapması ve ticaret genişlemesi, hep birlikte topluluk içi ticaret hacmini genişletilmişlerdir.Ancak, statik refah etkileri, bir kereye özgü artışlar yaratırlar.

Bununla birlikte , AET örneğinde topluluk içi ticareti gerçek potansiyelinin altında tutan başka etkenler ve politikalar da söz konusu olmuştur. Gerçekte bütünleşmiş bir “iç Pazar’a ulaşılamamış olması bunda temel etkendir”

Topluluğu gümrük birliğine rağmen bütünleşmemiş bir Pazar yapısı arz etmesi aşağıda sıralanan etkenlerin doğal bir sonucudur.

i) Kaldırılan gümrükler ve miktar kısıtlamaları yerine “teknik
ticaret engelleri” getirilmiştir.1970’li yıllardaki petrol şokları ve bunarlı izleyen durgunluk döneminde üye ülkeler ulusal endüstrilerini korumak amacıyla, teknik standartları öne sürerek ithalatı önleme eğilimine girmişlerdir. “Görünmez ticaret engelleri” de denebilecek bu engeller, gümrük vergileri ve kontenjanlarda daha etkilidir.Zira, gümrük vergileri veya kontenjan, ithalatı durdurmaz, miktarını azaltır.

ii)üye devletler kamu alımları alanında kendi ulusal şirketlerini
kayırıcı şekilde davranmışlardır.Kamu sektöründe diğer üye devletlerin şirketleri, ulusal şirketlerle aynı şansa sahip olamamışlardır.Neticede, Kamu sektörü topluluk içi rekabete açılamamış; bu alanda , bütünleşmiş bir iç piyasa kurulamamıştır.

ii) Çeşitli endüstri dallarında devlet yardımlarının sürmesi, bu
üretim dallarının topluluk içi rekabet dışında tutarak, serbest ticaret kurallarının geçerli olmasını engellemiştir.

iv) Her üye devletin değişik vasıtalı vergiler sistemine sahip oluşu,
topluluk içi ticarette önemli bir engel oluşturmuştur. Katma değer vergisinin toplulukça uygulanmaya başlaması da sorunu çözmemiş; farklı oranlar, değişik istisna ve bağışıklıklar, topluluk içi ticaret üzerinde engel oluşturmayı sürdürmüştür.

v) Gümrük sınırlarının varlığı, çeşitli formalite ve kontroller , topluluk içi sınırlarda araç ve malların bekletilmesini gerektirerek, zaman ve kaynak kaybına yol açmıştır.

vi) Mallar için gerçekleştirilemeyen bütünleşmiş bir piyasa işgücü dışındaki üretim faktörleri açısından da sağlanamamıştır.

Özellikle sermaye hareketleri üzerinde ciddi kısıtlamalar bulunmaktadır. Hizmet edimi serbestisi ve bununla yakından ilgili olarak yerleşme hakkı alanında hayli yol alınmış olmakla birlikte, üretim faktörleri akıcılığı, beklenen düzeye ulaşamamıştır

Topluluğu oluşturan 12 üye devlet yukarıda sayılan unsurların da etkisiyle bütünleşmiş tek bir piyasa yada iç Pazar kuramamışlardır. Topluluk ekonomisi, A.B.D veya Japonya gibi tek bir piyasa yerine, 12 ayrı piyasadan oluşmaktadır.Topluluk piyasanın bu şekilde parçalanmış oluşu, imalat sanayinin yanı sıra, araştırma ve geliştirme alanında da ölçek ekonomilerinden yararlanma fırsatını sınırlamaktadır.Örneğin topluluk, üyeleri, b,r bütün olarak alındıklarında, araştırma ve geliştirme için Japonya kadar harcama yapmaktadır.Ancak harcamaların ulusal düzeyde yapılması, gereksiz tekrarlarla yol açmakta, büyük projeler, ulusal bütçelerle karşılanamamakta ve hayata geçirilememektedir. Piyasaya çıkartılan yeni bir ürünün, değişik ulusal standartlara uygun olmasının gerekmesi ise , maliyetleri ve tüketicinin ödeyeceği fiyatları yükselmektedir.

Sonuçta, topluluk teknoloji ve verimlilik düzeyinde A.B.D ve Japonya’nın gerisinde kalmış, dünya ihracat piyasasının dinamik sektörlerinde topluluk piyasasına artan oranlarda girmeye başlamışlardır.

1980’den sonraki 7 yıl içinde, gayrisafi yurtiçi hasıla artışları, Japonya ve A.B.D için sırasıyla %27 ve %19 iken, Topluluk’ ta %17 düzeyinde gerçekleşmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.