Artistik Jimnastiğin Tarihçesi

Jimnastik hareketleri, MÖ 2600’lü yıllarda Çinliler tarafından geliştirilmiş, o dönemlerde savaşa hazırlık ve tıbbi tedavi amaçlı kullanılmış. Daha sonra Yunanlılar, jimnastiği eğitimde etkin şekilde kullanmış. 1881 yılında Uluslararası Jimnastik Federasyonu (FIG) kurulmuş. 1896 yılına gelindiğinde Pierre Courbertin (Pier Korbertin)’in öncülüğünde olimpik spor olarak kabul edilmiş fakat olimpiyatlarda sadece erkek sporcular yarışabilmiş. Ancak 1928 Amsterdam olimpiyatlarında bayan sporcular da yarışmalara katılabilmiş.
Modern anlamda jimnastiğin ülkemizde ilk uygulanması, Galatasaray Mekteb-i Sultanisi okulunun kurulması ile başlar. 1868 yılında okul tamamen batılı programla faaliyete geçerken Fransa’dan getirtilen öğretim kadrosu içinde bulunan beden eğitimi öğretmeni Monsieur Curel (Mösyö Karel), modern jimnastiği Türkiye’ye getiren insan olmuştur.
Curel’in ülkemizden ayrılmasından sonra okulun beden eğitimi öğretmeni olarak bu kez Stangelli (Sı tanjel) görülür. Profesyonel bir sporcu olan yeni öğretmen gelişinden kısa bir süre sonra 1880 yılında Maarif Nazırı Münif Paşa’nın yardımıyla Beyoğlu’nda Hacapolu Pasajı’nda açtığı özel jim-nastikhanede, bu sporun okul dışına yayılma çalışmalarına da yardımcı olmuş.
Stangelli’in öğrencisi Faik Üstün İdman başarılı bir sporcu idi. İlk Türk beden eğitimi öğretmeni olarak Stangelli’ in yerine atandı. 1859 yılında doğan Faik bey, Türkiye’nin ilk idmancısı olarak kabul edilir. 1879 yılından sonra çok sayıda sporcu yetiştiren Faik Bey bu göreve tam 42 yıl kendisini adamış.
Jimnastik Yahut Riyaziyat-ı Bedeniye, Türk sporunun yayımlanmış ilk kitabıdır. Bu kitap Ali Faik Üstün İdman tarafından 1889’da yayımlanmış. Ali Faik Bey’in öğrencisi olan Selim Sırrı Tarcan, İsveç’te öğrendiği aletsiz jimnastik sporunu, 1910’dan sonra Türkiye’de yaygınlaştırmış. Selim Sırrı Bey, yıllarca aletli jimnastiğin yararlarını anlatan ve öğrencilerine bunu aşılayan Faik Beyle görüş ayrılığına düşmüş. O yıllarda aletsiz jimnastik daha çok tutuluyormuş. Fakat küçük bir grubun çabalarıyla sürdürülen aletli jimnastik çalışmaları 1957 yılında Jimnastik Federasyonu’nun kurulmasıyla yoğunluk kazanmış. İlk Jimnastik Federasyon Başkanı Necmettin Erkan olmuştur.
Jimnastik sporu çalışmaları, ülkemizde ilk kez 1903 yılında Beşiktaş Osmanlı Kulübü bünyesinde başlamıştır. Bu çalışmalara 1914 yılında Fenerbahçe Kulübü katılmıştır. Bu arada Fenerbahçe kulübü İlhami, Asım General Nuri, Albay Kadri ve Tüccar Necati Bey’ler gibi başarılı Jimnastikçiler yetiştirmiştir. Arka arkaya gelen Balkan ve Kurtuluş Savaşları nedeniyle ülkemizde gelişmekte olan öteki sporlarda olduğu gibi jimnastikte bir duraklama görülmüştür.

Cumhuriyetin ilanından sonra okullarda jimnastik çalışmalarına yön vermek için Selim Sırrı Bey görevlendirilmiştir. Selim Sırrı, bu görevden yararlanarak eğitim için İsveç’e bazı gençlerin gönderilmesini sağlayıp bu gençlerin aletsiz jimnastiğe göre eğitilmelerine yardımcı olmuştur. Daha sonra aletli jimnastik branşında da Mehmet Fetgeri, Şevket Kubul, Esat Kazancı, Fikret Korkmaz, Afif Gençsoy ve Nihat Yılbar gibi başarılı sporcular yetişmiştir.

Bir önceki kuşağın başarılı jimnastikçilerinden Nihat Yılbar, ilk defa öğretim ve yardım usülle-ri ile Aletli Jimnastik Kitabı’nı yazmıştır. Sonra FIG’in yarışma kurallarını tercüme etmiştir. Böylece Türkiye’de olimpik jimnastik alanında ilk ve ciddi eserler verilmiştir.

1980’lerin ortalarında ülkemizde jimnastik sporunda olumlu gelişmeler görülmeye başlanmıştır. Türk Jimnastiğine Murat CANBAŞ’ın başarıları bir ışık olmuştur. Murat CANBAŞ 1986-1993 yılları arasında kazandığı Dünya, Avrupa ve Balkan şampiyonluklarıyla Türk Jimnastik Tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır. Millî sporcumuz Suat ÇELEN paralel barda çifte burgulu hareketi, “Çelen Hareketi” olarak Dünya Jimnastik Literatürüne kazandırmıştır.

Jimnastiğin Tarihçesi